Sayfa yükleniyor

Yükleniyor...

İZMİR İLİ TSUNAMİ ARAŞTIRMASI VE TEHLİKE MODELLEMESİ PROJESİ

30 Ekim 2020 tarihinde meydana gelen Sisam Depremi sonrasında yaşanan afet olayının sonuçlarını değerlendirmek ve kentimizde afet risklerinin azaltılması için alınması gereken bilimsel ve teknik tedbirleri belirlemek amacıyla 12-13 Kasım 2020 tarihlerinde Ortak Akıl Buluşması toplantısı gerçekleştirilerek kamu ve özel sektör, üniversite ve meslek odası ve derneklerden çok sayıda temsilci bir araya gelerek kentin afet güvenliği her boyutuyla ele alınmıştır.

Ortak Akıl Buluşması’nda kentimizdeki mevcut sorunlardan biri olarak “Tsunami ile ilgili veri çalışmalarının yeterince olmaması” tespitinde bulunularak İzmir Kıyı alanlarının karşı karşıya kalabileceği tsunami tehlike ve risklerinin belirlenmesine yönelik çalışmaların yapılması araştırılması önerisinde bulunulmuştur.  

Ege Denizi’nde Türkiye kıyılarına zarar veren tarihsel tsunamilerin mevcudiyeti birçok bilimsel araştırmada vurgulanmıştır. 30 Ekim Depremi sadece İlimizde değil ülkemizde de ilk ölümlü tsunami olarak kayıtlara geçen kıyı su baskınına (deniz ilerlemesine) neden olmuştur. Bu verili durum karşısında ilimizin tüm kıyı bölgelerini kapsayacak şekilde bütünlüklü bir tsunami araştırma ve modelleme projesi hazırlanarak Orta Doğu Teknik Üniversitesi ile 09.08.2021 tarihinde imzalanan ortak hizmet projesi protokolu ile hayata geçirilmiştir.

İzmir İli Tsunami Araştırması Projesi kapsamında ilimiz kıyı bölgelerindeki tekne ve balıkçı barınakları, liman vb. kritik noktalarda gözlemler ve ölçümler yapılmış; olası bir tsunaminin kara içinde ilerleyebileceği akarsu ve dere yatagı gibi su yolları ayrıntılı olarak incelenmiş;  tsunami modelleme çalışmasının temel altlığı olan sayısal deniz derinliği (batimetri) ve kara yüksekliği (topografya) bilgilerini içeren veri tabanı oluşturulmuş; kıyıdaki yapılaşma ve imar planı uygulamaları baz alınarak riskli alanlar ve yapılar değerlendirilmektedir.

Projede gerek depremsellik gerekse tsunami modellemesinin bilimsel açıdan daha somut verilere dayandırılması amacıyla ülkemizde bir Belediye tarafından yürütülen afet araştırmalarında ilk kez olmak üzere deniz içinde sondajlı “Deniz Paleosismolojisi ve Paleotsunami” araştırmaları gerçekleştirilmektedir. İlimizi çevreleyen kıyı zonunda gerçekleştirilen bu araştırmalar kapsamında Orta Doğu Teknik Üniversitesine ait yüzer araştırma platformu kullanılarak kıyıdan açıkta yapılan sondajlarla proje süresince deniz paleosismolojisi amaçlı toplam 94.95m karot alınmış ve alınan karot örnekleri önce ODTÜ Laboratuvarlarında işlenmiş daha sonrada MTA Genel Müdürlüğü Deniz Araştırmaları Laboratuvarında ITRAX analizleri yapılmaya başlanmıştır. Bu araştırmalar kapsamında plaeotsunami amaçlı olarak Çandarlı, Aliağa, Gülbahçe, Balıklıova, Sığacık ve Gümüldür kıyısında 38 adet çukur açılarak herbiri 50cm uzunluğunda U kanal örnekler alınmıştır. Bu analizler ile karada veya deniz içi faylarda meydana gelen depremlerin kıyı ve kıyı ötesinde deniz tabanında yarattığı izler belirlenerek denizdeki çökelim yapısı ve çökelen sedimanlarda eski depremlerin neden olduğu değişimler veya depremlerin dolaylı etkisi olarak gerçekleşen paleoheyelan ve/veya paleotsunami izleri tespit edilecektir.

“İzmir İli Depremsellik Araştırması Projesi” tamamlandığında İlimiz kıyılarını etkisi altına alma potansiyeli taşıyan tsunami tehlikesi proje kapsamında elde edilen tüm veriler ile bütünleştirilecek olup farklı tsunami senaryoları ile bu senaryolara dayalı simulasyonlarla  tsunaminin kıyı etkilerinin  mekansal dağılımı belirlenerek baskın haritaları ve tehlike altındaki alan ve yapılar ortaya çıkartılacaktır.
İzmir İli Tsunami Araştırması Projesi dahil olmak üzere Belediye Başkanlığımızca başlatılan zemin ve yapı odaklı afet risk azaltma projeleri tamamlandığında kent genelinde hayata geçirmek istediğimiz kapsayıcı ve katılımcı afet risk yönetim sistemi etkin bir şekilde uygulanmaya başlamış olacak; kentsel dirençliliğimizi artıracak mekansal planlama, kentsel iyileştirme ve dönüşüm gibi kentimizin geleceğine yön verecek kentleşme stratejilerine altlık oluşturacak temel veriler üretilmiş olacaktır.

    








17.02.2023