Sayfa yükleniyor

Yükleniyor...

Başkan Tugay: Kamu kaynaklarını korumak benim görevim

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, EBSO Meclisi’nin konuğu oldu. Oturumda kente dair projeler ve yol haritası hakkında bilgi veren Başkan Tugay, sanayicilerin sorularını yanıtladı. Başkan Tugay, “Gereksiz olduğuna inandığım, bir tür macera gibi düşünüldüğüne inandığım, kamu kaynaklarının israf edildiği projeleri durdurmak benim için önemli bir görevdi; bunu yapıyorum” dedi.
 
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Ege Bölgesi Sanayi Odası'nın (EBSO) Haziran ayı olağan meclis toplantısına konuk oldu. İzmir Ticaret Odası ev sahipliğinde düzenlenen meclis toplantısında Başkan Dr. Cemil Tugay’ı, EBSO Yönetim Kurulu Başkanı Ender Yorgancılar ve EBSO Meclis Başkanı İbrahim Gökçüoğlu, İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Özgener, Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu kapıda karşıladı.  Başkan Tugay, meclis oturumu kapsamında sanayicilerin sorun ve taleplerinden kent projelerine, kamuoyunda yaratılmak istenen algılardan belediyenin mevcut durumuna ve alınan kararlara kadar kente dair pek çok konuda bilgi verdi.
 
“Yeni nesil bir belediyeciliğe ihtiyacımız var”
Egeli sanayicilerin sorun, öneri ve taleplerini dinleyen Başkan Tugay, “Genel sorunlara baktığımda ulaşım ve trafikle ilgili sorunların ağırlıklı olduğunu görüyorum. 17 sanayi bölgesi anlatılırken su sorunlarından bahsedildi. Yeni organize sanayi bölgelerinin kurulması için arsa ihtiyacı dile getirildi. Bunların hepsini arkadaşlarımızla kayıt altına alıyoruz. 2 ay 18 gündür belediye başkanlığı yapıyorum. Bu süre içerisinde daha önce kendime ödev olarak belirlemiş olduğum acil eylem planları çerçevesinde yapılması gerekenleri birera birer yaptığımızı söyleyebilirim. Kendi tanıtım toplantımda söylediğim şuydu; yeni nesil bir belediyeciliğe ihtiyacımız var. Bu çerçevede idari organizasyona ve bütçe disiplinine ihtiyacımız olduğunu söylemiştim. Yaptığımız en önemli iş bu. Hem idari olarak hem mali olarak belediyenin farklı bir anlayışla disiplinize edilmesi için kararlar alıyoruz. Arkadaşlarımızla süreci yürütüyoruz. Bu süreçte, daha hızlı çözümler üreten, planlamayı, hedeflerini doğru koyan, 5 yıllık süre içinde neleri başarmasıyla ilgili temel bilgi sahibi olan,  hangi zamanda hangi projeyi gerçekleştireceğini dokümante eden bir belediye için çalışıyoruz. Bunları yapmadan başarılı olmamız mümkün değil.  Ülkemizde kötü bir kamu yönetimi anlayışı vardır. Bu anlayış değişmedikçe aynı sorunları yaşamayı devam edeceğiz. Attığımız bütün adımların arkasındaki temel gerekçe budur” ifadelerini kullandı.
 
“Sizin vergilerinizle var olan bir kurumun yöneticisiyim; benden ne beklersiniz”
İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından durdurulan projelerde kamu yararının ön planda tutulduğunu söyleyen Başkan Tugay, “Nihayetinde gereksiz olduğuna inandığım, bir tür macera gibi düşünüldüğüne inandığım, kamu kaynaklarının israf edildiği projeleri durdurmak benim için önemli bir görevdi; bunu yapıyorum.  Örnek vereyim; Yamanlar bölgesindeki sanatoryum konusuyla ilgili haberler yapıldı. İzmirlilerin orada anıları vardır.  Ancak bugün gidip gören varsa tamamen virane bir alandır. Orası Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait bir yerdi. Geçmişte konaklama tesisi değil sanatoryumdu. O bölgeyi benden önceki belediye başkanı ziyarete geldiğinde ben de Karşıyaka Belediye Başkanı olarak eşlik etmiştim. Müthiş bir doğaya sahip bir yer. Burasının açılması için ne kadar para harcanması gerektiğini dönemin İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri’ne sordum. O dönem için 80 milyon lira civarında bir bedel telaffuz edildi. Bugünkü değeri 400 - 500 milyonu buluyor. Soru şu; oraya yapacağımız tesisten ne bekliyoruz ki 500 milyonluk yatırımı oraya yapalım? Şimdi ben 2 ay önce seçilen bir belediye başkanı olarak ne yapmalıyım?  Sizin vergilerinizle var olan bir kurumun yöneticisiyim. Benden ne beklersiniz” diye konuştu.
 
“Belediyeye niye baraj yapmıyor diye soru sormamak lazım”
Su sorununa ve orman yangınlarına ilişkin konuşan Başkan Tugay, “Havada duman kokusu var. Orman yangınlarının kokusu.  3 gün içinde 355 noktada yangın çıktı ve buna müdahale edildi. Şu gerçekle yüzleşmemiz gerekiyor. Önce dünya olarak sonra Türkiye olarak bir felaketi yaşıyoruz. Kafamızı kuma gömerek yaşayabilmemiz mümkün değil.  Bu şehrin de ülkenin de bu dünyanın da su sorunu var. Ödemiş bölgesinde açılan kuyulardan artık su çıkmıyor. O bölgede yer üstü su kaynaklarının oluşması lazım. Kentlerde su temin etme işi Devlet Su İşleri’ne (DSİ) aittir. Belediyenin görevi su temin etmek değil, dağıtımını yapmaktır. Belediyeye niye baraj yapmıyor diye soru sormamak lazım. DSİ İzmir için bir su master planı yapmış.  Bu kapsamda 3 tane baraj projesi yapılmış. Bunlardan bir tanesi Gördes Barajı. Yapılmış maalesef o da su kaçırıyor. Çok ciddi bir mühendislik hatasıyla yapılmış.  Bu kuraklık devam ederse, yapılan barajlar kaç yıl sonra kullanılamaz hale gelecek” şeklinde konuştu. 
 
“Ortak akılla çözümler bulmamız gerektiği çok açık”
Sorunların çözümü için ortak akıl vurgusu yapan Başkan Tugay, “Bizim tüm bu küresel sorunları çözebilmemiz için, sorunları aşabilmemiz için beslenebiliyor, kazanabiliyor olmamız lazım. Sağlığımızın devam edeceği temiz bir çevreye ihtiyacımız var. Konuya buradan başlamazsak birkaç kavşak yaparak bu şehirde bir şeylerin düzeleceğini düşünemeyiz. Ben kavşak yapmayalım demiyorum. Kavşak yapmak işin en kolayı. Bunlar bizim projelerimizde var ve bunları yapacağız.  Bu sosyal dengesizliği nasıl değiştireceğiz? Bu su sorunuyla, işsizlik sorunu ile nasıl başa çıkacağız?  Ormanlarımızın yok olmasını nasıl durduracağız? Bunlarla ilgili çalışmalar yapmamız gerektiğini düşünüyorum ve sizlerin dayanışmasını talep ediyorum. Sizler bu ülkenin mücevherlerisiniz.  Ne yapacağız sorusuna kim cevap verecek?  Bunu belediye başkanı mı, merkezi yönetim mi çözer? Bütün bu sorunlarla mücadele edebilmek için ortak akılla çözümler bulmamız gerektiği çok açık” şeklinde konuştu.
 
“İstanbul ile yakın irtibatımız devam edecek”
İzmir Planlama Ajansı'nın çalışmaları ile ilgili de bilgi veren Başkan Tugay, "İzmir Planlama Ajansı'nı kurduk. Şu an gittikçe kalabalıklaşan ekiple beraber çalışmalar yapmaya başladılar. Nerede sanayi bölgesi kuracağımıza dair çalışmalar da var. Sosyo-ekonomik değerlendirmeler var. Biz bu çalışmaları diğer belediyelerle, üniversitelerle ortaklaşa yapmaya devam edeceğiz. Israrla akıl, bilim, mantık yoluyla bu kenti planlamak ve yönetmek için üzerimize düşeni yapacağız. İzmir Teknoloji ve İnovasyon şirketini genel anlamda teknolojik altyapıyı kurma, geliştirme, insan kaynağı arttırma ve yapay zeka teknolojisiyle kentin yönetimini sağlama amacıyla yapılandırmaya devam ediyoruz. İzmir'in ve Türkiye'nin çok önemli çalışmalar yapan insanları bizimle çalışmaya başladı. Bu süreç içerisinde İstanbul ile yakın irtibatımız devam edecek. Ekrem Başkanımızla bu konuda görüştük ve ekipler iş birliğine hazır hale geldi" dedi. 
 
“İzmir,  kent yaşamında sağlıklı olma çalışmalarının üssü olacak”
Ege Belediyeler Birliği Başkanlığı seçimlerine ilişkin de konuşan Başkan Tugay, “Ben bu dönem Ege Bölgesi Belediyeler Birliği Başkanlığı görevini almadım çünkü Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı oldum.  Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği muhtemelen 1 yıl içinde Türkiye'nin 2. büyük Belediyeler Birliği olacak. Kent yaşamı ve insan yaşamında ne kadar sağlıksız konu varsa bunların hepsi belediyeler birliğinin çalışmaları içerisinde yer alacak.  İlk defa bir Cumhuriyet Halk Partili Belediye Başkanı Sağlıklı Kentler Birliği Başkanı oldu. Şu an 140 üyesi var.  5 sene içerisinde en az 250 üyesi olacak. Bundan sonra İzmir,  Türkiye'de kent yaşamında sağlıklı olma konusundaki çalışmaların ana üssü olacak” diye konuştu.
 
“İzmir’in yeni Ulaşım Master Planı’nda troleybüs ve deniz taksi yer alacak”
Ulaşım projeleri hakkında bilgi veren Başkan Tugay, İzmir’in ulaşım geleceğini hazırlayacak bir master plan çalışması içinde olduklarını ve yeni toplu ulaşım araçlarının kente kazandırılacağını ifade ederek, “Ulaşım Master Planı yapılacak. Bununla ilgili  çalışmalara başladık. Yakında İzmir'in tüm ulaşım planını yeniden gözden geçireceğiz; deniz ulaşımı dahil.  Bazı yeni ulaşım hatlarını dahil edeceğiz.  Troleybüsler bunlardan bir tanesi.  Çünkü tramvaya göre daha az maliyetli bir taşıma yöntemi. Bu tip projelere ön yargıyla bakmamak, biraz incelemek gerekiyor. Deniz taksi projesini uygulamaya koymak istiyoruz. Bununla ilgili bir model hazırlığımız var ve çalışmalar devam ediyor. Hazır olur olmaz Körfez'de 10 civarında deniz taksiyle hizmet vermeye başlayacağız.  Kente gerçekten deniz ulaşımı anlamında büyük bir katkısı olacak” dedi.
 
“Söz veriyorum İzmir trafiğini rahatlatacağım”
Başkan Tugay, “Sayın Hamza Dağ talihsiz bir şekilde ikinci çevre yolunun tasarruf tedbirleri nedeniyle yapılamayacağını söyledi.  Merak ettim maliyetine baktım.  40 milyarlık bir yatırıma ihtiyacı var.  Ben açıkçası kısa vadede ikinci çevre yolunu hiç kimsenin yapabileceğine inanmıyorum.  Hamza Dağ belediye başkanı olsaydı yine yapamayacaktı. Size söz veriyorum İzmir trafiğini rahatlatacağım ve öyle büyük yatırımlar gerekmeyecek. Yapılacak çok şey var” şeklinde konuştu.
 
“Ya işletmeyi tamamen bize verin, ya da tüm işletmeyi siz alın”
İZBAN konusuna da değinen Başkan Tugay, “Sanki ben sorun çıkarıyormuşum gibi bir algı var. İZBAN zaten sorunlu. Çok sık gecikme oluyor, trenler raydan çıkıyor. Sinyalizasyonun yenilenmediği bir ihmal durumu var. Ve bunların tamamında, TCDD sorumlu. Aynı tren hattını sadece İZBAN değil, diğer yolcu ve yük trenleri de kullanıyor. Yapılan protokolde şehir içi ulaşımı aksatmadan yapılması gerektiği yazılmış olmasına rağmen tam sabah 8 buçukta yük treni geçtiği için İZBAN beklemek zorunda kalıyor. Ben bu şehrin belediye başkanıyım. İnsanlar bu sorunları yaşarken onları bilgilendirmek ve sorunun kaynağına inmek zorundayım. Türkiye’de başka bir örneği yok. İlk zamanlar zarar etmeden verilmiş, ama 2019 yılından itibaren sürekli kötüye giden bir yapı var. Her zaman dürüstlük, şeffaflık vaat eden biriyim. İnsanlar bu trenler niye gecikiyor diye soruyor.  Sanki kendi ülkesinin belediyesi değil de başka ülkenin belediyesi gibi ray kirasına yüzde 350 zam yaparak kullandırırsa burada iyi niyet yoktur. Burada teklifim şu; ya işletmeyi tamamen bize verin, ya da tüm işletmeyi siz alın” ifadelerini kullandı.
 
Başkan Tugay'a sanayicilerden destek
Belediye başkanı olarak sorumluluklarını aktaran Başkan Tugay, “Kamu kurumu yönetirken şöyle bir şey oluyor; cebinden para çıkmıyor ya bazı insanlara harcaması kolay geliyor. Ben bu paraları düşünemiyorum. Dün akşam saatinde  bana iki çocuklu bir Roman ailenin Gıda Çarşısı’nın oradaki görüntülerini gönderdiler. Bir aydır dışarıda yatıyorlarmış. İki tane çocuk, dört kişilik bir aile. Bir tane çocuk zihinsel engelli; o kadar zayıflar ki. Aç oldukları belli. Bunu böyle konuştuğum için beni kınamayın rica ederim. Vicdanı olan insan, birileri orada sürünüyorken, onlara ayırabileceğimiz payla, sırf kendi cebinden çıkmadı diye çarçur edemez. Böyle bir hak yok kimsede. Herkes kendine gelmeli. Ben özel bir iddia peşinde değilim. Ben bu şehrin yetiştirdiği çocuklardan biriyim. Ben uzman doktor oldum, kariyerimi yaptım. Şu anda şehrime karşı bir sorumluluk almak istiyorum ve bana güvenmenizi istiyorum dedim. Bundan öte gidilecek bir şey yok. 5 sene sonra aday olup olmayacağımı bilmiyorum ama bu 5 sene hayatımın en önemli 5 senesi olacak. Çünkü çok insanın emeği var üzerimde. Sadece annemin, babamın, öğretmenimin değil, bakkalın esnafın emeği var üstümde” şeklinde konuştu.
Başkan Tugay’ın konuşması sanayicilerin “İzmir dürüst başkanların her zaman yanındadır. Sizi kutluyoruz” ifadesiyle kesildi.      
 
“Kordon’da bütüncül bir çalışma yapacağız”
Kordon düzenlemesi ile ilgili gelen soruyu yanıtlayan Başkan Tugay, “Kordon’da bütüncül bir çalışma yapacağız. Su baskınlarını engelleyecek bir projemiz var. Ona hazırlanıyoruz. Ama bununla beraber Kordon’un peyzajı, yolların dönüşümüyle ilgili bir çalışma yapacağız” dedi. 
 
“Hükümetin gözünün içine bakıyoruz”
Kentsel dönüşümden depreme, altyapıdan yenileme çalışmalarına, imar planları, yolların tamiri, parklarla ilgili çalışmalar hakkında bilgi veren Başkan Tugay, “Bunlar İzmir için yapılması çok zor şeyler değil. 6 ay içerisinde ne yollarla ilgili ne temizlikle ilgili sorunumuz kalmayacak. Ama atık bertarafı konusunda bir tesisse ihtiyacımız var.  Bu tesisle ilgili maalesef hükümetin gözünün içine bakıyoruz, Valimizin gözünün içine bakıyoruz. Kemalpaşa Organize Sanayi Bölgesi içinde bir bertaraf tesisi için proje hazırlanmış. Valimizin onayını bekliyoruz. Biz yapmaya hazırız ama onay bekliyoruz. Diğer alternatif noktalarda da çalışmalar hazırlıyoruz” diye konuştu.
 
Sünger Şehir gerçeği
Sünger Kent projesi hakkında soruya Başkan Tugay, “Sünger şehir diyerek çatılardan su toplayarak mavi depolara su toplama işini yaptılar. Sünger şehrin bu olmadığı anlaşıldı. Sünger şehir dediğiniz toprağın suyu emdiği şehir. Toprak niye suyu emiyor? Çünkü çoğu yerde sert zemin var. Yağmur eskiden olduğu gibi sakin sakin yağmadığı için her tarafı sel basıyor, toprak sertleşmiş ve akıp gidiyor. Yağmur suyunu derelere, kanalarla ve oradan denizlere gönderiyoruz. Bunun yanlış olduğunu anladıkları için suyun emilmesini sağlayacak toprak havuz gibi şeyler yaptılar. Bunlara da DSİ dava açtı çünkü izin almadan yapamıyorsunuz. Böyle bir sürecin sonunda İZSU’nun buna benzer işler yaptığını, buna benzer birim olduğunu, bu çalışmaların İZSU eli ile yürütülmesi gerektiğini konuştuk ve İZSU devam ediyor bu çalışmalara. Ben Zübeyde Hanım Mahallesi ile Mustafa Kemal Mahallesi arasındaki ormanda bir çalışma yaptım. Asıl sünger şehir odur. Yani böyle kökenden gelen bir insana böyle bir iftira atmak çok büyük hainliktir” diye konuştu.
 
“Kimse bana EXPO'yu sen iptal ettin demesin”
Botanik EXPO ile ilgili soruya Başkan Tugay, “Botanik EXPO için 2026 yılı sözleşmesi yapılmış. Sonra kamulaştırma çalışmaları başlamış. Kamulaştırma çalışmaları 2023 yılında durdurulmuş. Benim durdurduğumu söylüyorlar ancak ben durdurmadım. Bütçe yokluğundan durdurmuşlar. 77 bin metrekare olan bu alanın  11 bin metrekarelik bölümü  kamu mülkiyetinde.  32 bin metrekarelik alan kamulaştırılmış. Şu anda davası süren 25 bin 84 metrekarelik alan var. 191 parsel. Yani 191 dava. Uzlaşma görüşmeleri yapılmış ancak uzlaşma sağlanamamış 14 parsel var. 205 parselde dava sürüyor. Şu ana kadar  77 bin metrekarelik alanın 34 bin metrekarelik kısmı kamunun eline geçmiş durumda. Bu hukuki sürelerin 2026 yılında EXPO tamamlanacak süreçte bitmesi mümkün değil. İmkansız. Bunu benden önceki belediye başkanı da fark etmiş ki kamulaştırmayı durdurmuş. Ben EXPO'nun Türk temsilcisi ile görüştüm, önümüzdeki hafta yönetim kurulu başkanı Türkiye'ye gelecek; beraber karar vereceğiz. Ya tarihi erteleyeceğiz ya yerini değiştireceğiz ya da belki Botanik EXPO değil de Kültürpark'ta peyzaj türünde bir fuar yapacağız. Tüm bunlar masada. Tek taraflı verilecek karar değil. Kimse bana EXPO'yu sen iptal ettin demesin, bu büyük bir yalan. Mevcut durumda belirlenmiş olan tarihte bunun yapılması imkansız. Bugünün maliyeti ile 1,5 milyarlık bütçeye ihtiyaç var.  Parayı buluruz ancak hukuki sürecin tamamlanması imkansız. Ben botanik EXPO' ya karşı değilim” şeklinde konuştu.
 
“İlave bir kariyere ihtiyacım yok”
Başkan Tugay, “Bu şehrin yararına olan her şeyin yanındayım. Yapılan işlerin devamı için elimden gelen çabayı gösteriyorum. Bazı şeylerin yanlış yürümesine müdahale etmem gerekiyor.  Şahsi hiçbir şey yok. Kararlı bürokratlarımızla birlikte alıyoruz. Başka iddialarda bulunan herkesi kınıyorum. Benim geçmiş ile hiçbir hesaplaşmam yok. Bu işler belediye başkanın kişisel kariyer alanı değildir. Ben kariyerini yapmış, kendini alanında Türkiye’ye dünyaya kabul ettirmiş bir İzmirliyim. İlave bir kariyere ihtiyacım yok. Bu şehre hizmet etmek için geldim. Eğer hizmet etmek için yardımcı olmak isteyen varsa çok memnun olurum” ifadelerini kullandı.
 
Başkan Yorgancılar: “Örnek istişare kültürümüzü devam ettireceğimizden hiçbir şüphem yok”
EBSO Başkanı Ender Yorgancılar, sözlerine göreve geldiğinin üçüncü ayında EBSO meclisine konuk olduğu için Başkan Tugay’a teşekkür ederek başladı. Konuşmasında İzmir'in gelişimi için yerel yönetimle ortak akıl vurgusu yapan Başkan Yorgancılar, “Yıllardır yerelde kalkınmanın önemini, dünyada şehirlerin yarıştığı bir durumda, tüm gücümüzle İzmir için güç birliğinin önemini her ortamda dile getirdim. Çünkü İzmir’imiz, Cumhuriyetimizin değerlerine sahip çıkmasıyla, kültürel değerleriyle, hoşgörülü ortamıyla pek çok farklı görüşün çok rahat bir şekilde yaşayabildiği bir şehir. Yabancı yatırımcıları çekme anlamında büyük avantajlarımız var. Bu nedenle güçlerimizi birleştirmek, sorunlarımızla ilgili çözüm aramak ve projelerimizi ortak akılla hayata geçirebilmek için biz her türlü iş birliğine hazırız. İzmir’deki örnek istişare kültürümüzü sizlerle devam ettireceğimizden hiçbir şüphem yok” diye konuştu.
 
Sanayicilerden Başkan Tugay’a dosya
Başkan Yorgancılar, İzmir’deki organize sanayi bölgelerine dair Başkan Tugay’a sunum yaptı. Organize sanayi bölgelerinin önemi, eksiklikleri ve yeni organize sanayi bölgelerinin oluşturulmasıyla ilgili talepleri iletti.  Organize sanayi gölgelerinin yanı sıra mesleki eğitim konusunda da Başkan Tugay’a iş birliği çağrısı yapan Yorgancılar, EBSO üyesi sanayicilerinin sorun ve taleplerinin yer aldığı bir dosyayı Başkan Tugay’a vereceğini ifade etti. Yorgancılar, sanayicilerden gelen öncelikli taleplerin, sanayi tesislerinin yollarının onarılması, ikinci çevreyolu, otopark sorunu, yol ve trafik düzenlemeleri, toplu ulaşım düzenlemesi, kentsel dönüşüm, su kaynaklarının verimli kullanılması, tabela kirliliği ve sokak hayvanlarının rehabilitasyonu olduğunu sıraladı.

Diğer Haberler